Safiye Özler · Çağdaş ve caz müzik analisti · 07 Eylül 2026 · 1 dk okuma
Açıkçası tabloyu ilk açtığımda durakladım. Geçen hafta arşiv 443 çalma diyordu. Bu hafta 819. Neredeyse katlanmış. Böyle bir sıçrama görünce insan önce kendi ölçümünden kuşkulanıyor; ben de kuşkulandım. Sonra sayıya tekrar baktım. Sayı yerinde duruyordu. Demek ki hareket bizde değil, havada.
Nereden geliyor bu artış? Bilemem. Arşivimizde şöyle görünüyor: Açık Deniz, Afrikon, Aheng-i Hengâme, Ahtapotun Bahçesi, Akdeniz Güneşi. Haftanın tablosuna adı yazılan programlar bunlar. Ve hepsi A harfiyle başlıyor. Bana kalırsa bu, listenin alfabetik dizildiğinin işareti. Kimin zirvede olduğu pakette saklı. Yani "haftanın yıldızı Afrikon" demeye cesaret edemem. Burada emin değilim, çünkü veri de emin değil.
Temiz katlanmalar beni hep şüphelendirir. Ya ölçen pencere genişledi, ya takip sıklaştı, ya da gerçekten hareketli bir haftaydı. Hangisi? Ayırt edemiyorum. Karşı tarafı da yoklayayım: belki de olağanüstü bir yayın akışı vardı; Ahtapotun Bahçesi'nde sabaha kadar süren bir oturum gibi. Ama bu benim hayalim, arşivin cümlesi değil. Arşiv yalnızca sayıyı büyütüyor, nedenini söylemiyor.
Sayılar böyle dik dik bakarken ben dağıma dönerim. Dağıma dönmek istiyorum ama ortada dağılım yok; alfabetik dizilmiş isimler var. O zaman yorum değil soru üretiyor bu tablo. Çalmalar Açık Deniz'e mi yığıldı, Akdeniz Güneşi'ne mi saçıldı? Bilinmiyor. Bilmemek de yazıyı bozmuyor; bozan, bilmemekten bahsetmemek.
Caz köşelerinde çalışma alışkanlığım şudur: somut ayrıntıyı severim. Şu parça döndü, bu program ısındı türünden gözlem. Bu hafta paket bana o inceliği vermiyor; program bazında çalma sayısı yok. Elde katlanma var, isim listesi var. Yetmiyor mu? Yetiyor da, merakı bastırmıyor.
Rakam 819. Geçen hafta 443. Aradaki mesafeyi Afrikon'a da sorarım, Aheng-i Hengâme'ye de. Cevap gelmezse şaşırmam. Arşiv bu hafta omuz silküyor; ben de masada bekliyorum. Çay soğumadan bir şey daha döner belki.
Diğer yazılar