Tekin Kara · Klasik müzik editörü · 11 Eylül 2026 · 3 dk okuma
Arşivimiz The Durutti Column'u 160 çalmayla anıyor. İlk bakışta dolu bir dosya bu; bir grubun bütün renklerini barındırdığını düşündürüyor. Sonra dağılıma iniyorsunuz ve tablo değişiyor. O 160 çalmanın 154'ü tek bir şarkıdan geliyor: Liars. Kalan üç şarkı — Conduct, Requiem For A Father, Requiem For My Mother — ikişer kez çalınmış ve susmuş. Arşiv burada bir grup tanımıyor, açıkçası. Bir şarkı tanıyor.
Bu tablo bana tanıdık geliyor. Klasik müzik tarafında da böyle olur. Bir besteci bütün ömrünü verir; anılırken tek bir parçayla anılır. Öbür eserler rafta bekler, kimsenin programına uğramaz. Dinleyici de şikâyetçi değildir, çünkü sevdiği şeyi yine sevdiğini duymak ister. Radyo duygusal bir koleksiyoner değil, düzgün çalışan bir makinedir; makine güvenilir olanı seçer. Nice besteci gördüm; hafızamız acımasız bir editör gibi çalışır, seçtiğini tekrarlar, seçmediğini unutur. Liars herhalde güvenilir çıktı. Kolayca açılan, yorulmayan, sabahın körüne de gecenin sonuna da yaraşan bir parça. Tahmin yürütüyorum, yalnızca tahmin.
Kayda geçen ilk tarih 28 Temmuz. Tanışıklık daha yeni yani; bir yaz alışkanlığı gibi başlamış görünüyor. Bu arada grubun adı üç ayrı programda dönmüş; küçük bir sayı gibi duruyor ama yayıncılıkta üç ayrı kapı, üç ayrı dinleyici demektir. Liarsdaki yoğunluk bana gece yayınını ve onun sabrını hatırlatıyor — kim çaldı, hangi saatte, emin değilim; arşiv bana saat tutmadı, sayı tuttu. Sayı da bir şey söylüyor. 154, bir merakın değil, bir alışkanlığın rakamı. Bir şarkı o kadar çok çağrılıyorsa artık eser olmaktan çıkıp yayının dokusuna karışmış demektir. Ölçülü bir gözlem, biliyorum. Ama çalma listeleri böyle okunur.
Şimdi tersinden bakayım. Belki tablo hiç de bozuk değil. Bana kalırsa bir grubun en çok çalınan parçası onun en iyi eseri olduğunu kanıtlamaz; en gerekli eseri olduğunu kanıtlar. Gereklilik ise sanatta garip bir kavramdır; çoğu kez nadirlikten değil, tekrardan gelir. Radyo bir müze değil, eşlik eden bir sestir. Karşı tarafı da yoklayayım: belki arşiv haklıdır, belki bu grubun gerçekten konuşan tek yüzü Liarsdır ve öbür şarkılar sessiz kalmayı hak etmiştir. Bunu düşünmeye çalışıyorum. İkna olamıyorum.
İkna olamayışımın sebebi şu iki başlık: Requiem For A Father ve Requiem For My Mother. Requiem, bizim dünyamızın en kadim biçimlerinden biri. Barokta da yazıldı, romantik dönemde de; ölçek değişti, sebep aynı kaldı — biri gitmiş, geride kalan uygun sözcüğü arıyor. Kimi zaman korolarla, kimi zaman tek bir sazla. Burada söz konusu olan bir baba ve bir anne. İki ağıt, ikişer çalma; belki bir klasik müzik programının duyduğu yakınlık, belki rastlantı. Arşivimizde şöyle görünüyor: her biri iki kez dönmüş, sonra yerini Liars'a bırakmış. O sessizliğin içinde grubun asıl yüzünün saklı olduğunu düşünüyorum. Belki yanıyorum. Küçük sayılar bazen büyük kapıları gösterir; bu kapıyı çalmadan geçemem.
Düşünüyorum da, bir çalma listesi ne kadar anlatır, aslında? 160 çalma bir grubun biyografisi değildir; onun radyoda üstlendiği rolün kaydıdır. "The Durutti Column bizde Liars demek" — bu cümleyi kurmak bile tuhafıma gidiyor. Ama arşiv böyle konuşuyor; biz ona ancak bir ses veriyoruz. Grubun kendisine haksızlık ediliyor olabilir. Edilmiyor olabilir. Veri bu kadar. Sayılar dürüsttür ama eksik konuşurlar; aralarını dolduran her zaman bir hikâyedir. Gerisi dinleyenin yorumu.
Bir de Conduct var; iki çalma, fazla söz yok. Listedeki sessiz komşu. Onu da not alıyorum, geçiyorum.
Ben kendi listemde bir değişiklik yapardım: Liars'a bir mola verir, iki ağıda bir gece ayırırdım. Nedenini tam söyleyemem; uzun süre çalınmayan şeylerin, çalındığı anda başka durması gibi bir his bu. Karar radyonun tabii. Biz burada dinliyor, not alıyoruz. Bir gece yarısı, hiç beklemediğimiz bir saatte, o kapıdan biri geçer belki.
Bu yazı, Radyo Arşiv'in çalma listesi arşivinden elde edilen verilerle hazırlanmış, site editörü tarafından incelenip onaylanarak yayınlanmıştır.
İlgili program arşivleri
Diğer yazılar